Wall Street işgaliyle başlayan halk hareketi, tüm dünyaya yayıldı. ‘Bu demokrasi bitti, yenisini istiyoruz’ diyen isyancılar Roma’da araçları ateşe verdi, Londra’da borsa binasını işgale çalıştı, Frankfurt, Münih, Zürih ve Stockholm’de binlerce kişi yürüdü. Avusturalya ve Uzak Doğu’da da halk sokaktaydı.
ABD’de sosyal adaletsizliğin ve finans sisteminin yol açtığı haksızlıkları protesto etmek amacıyla başlatılan “Wall Street’i İşgal Et” hareketi tüm dünyayı sardı. Amerikan borsası önünde kamp kuran yüzlerce New Yorklu, diğer eyaletlerde yaşayan Amerikalıların da desteğini alınca isyan Washington, Boston, Los Angeles gibi kentlere de sıçradı.
Dün de dünyanın dört bir yanında dün, büyük şirketlerin aç gözlülüğü ve hükümetlerin kemer sıkma önlemlerini protesto eden gösteriler yapıldı. Roma’da on binlerce kişinin gösterisi sırasında, polis bir gruba müdahale etti. Roma muhabirimiz David Willey, diğer protestocuların da maskeli gruba tepki gösterdiğini belirtiyor. Gösterileri örgütleyenlere göre, beş kıtadaki 82 ülkenin 951 kentinde protesto yürüyüşleri yapıldı.
Dünya genelinde tam 951 kentte geniş kapsamlı protesto gösterileri düzenlendi. Gösterilere en fazla katılım Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanya’da oldu. Bankaların gücü ve sosyal adaletsizlikler protesto edildi. Avrupa’daki en büyük gösteri, aynı Yunanistan gibi borç batağında olan İtalya’da gerçekleşti. Başkent Roma’da toplanan on binlerce genç, işsizlik ve ekonomik krizi protesto etti. Londra’da borsa binasını işgal etmeyi amaçlayan gruplara İngiliz polisi, bina önüne etten duvar örerek engel olabildi. Bu kentlerin yanı sıra İsviçre’nin Zürih şehrinde, İsveç’in başkenti Stockholm’de de göstericiler ‘Yüzde 99 biziz’ sloganıyla “yeni bir demokrasi” talep etti. Finans sisteminin olumsuz sonuçlarının, dünya genelinde milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm ettiğinin altını çizdiler.
15 Ekim Eylemleri Asya’da Başladı
Dünyanın dört bir yanından bin 441 farklı şehirde “Occupy Together” adı altında çeşitli protesto eylemleri düzenlenmesi için yapılan çağrıya uyan binlerce insan Avustralya, Japonya, Tayvan, Güney Kore ve Filipinler’de eylemleri başlattı.
‘Occupy Together’ adı altında organize edilen eyleme Asya’da katılan eylemciler, küresel finansal sistemine ve zengin ile fakir arasındaki artan uçuruma tepkilerini dile getirdi.
Asya’da, Amerika ve Avrupa’daki’nin aksine mütevazı kalabalıklar eylemlere katıldı. Avustralya’nın Sydney şehri yaklaşık 800 eylemci ile en büyük gösteriye sahne oldu., Tokyo, Hong Kong, Taipei, Seul ve Melbourne’de de yüzlerce insan eylem çağrısına destek verdi.
Sydney’de protestocular, “yüzde 99 biziz”, “Kapitalizm ekonomiyi öldürüyor” gibi sloganlar yazılı pankartlar taşıdı, finans bölgesindeki Merkez Bankası önünde toplandı.
Mart ayında Fukushima Nükleer Santraline karşı mitingler yapılan Tokyo’nun merkezinde, 300 kadar protestocu, “Wall Street işgaliyle birlikteyiz” ” daha fazla nükleere hayır” pankartları taşıdı.
Hong Kong’da ise, yaklaşık 200 kişi, şehrin bankacılık ve ticaret bölgesinin kalbindeki Exchange Meydanında, Uluslararası Finans Merkezi yakınındaki açık bir alanda toplandı. Çeşitli grupların yan yana geldiği gösteride, artan gelir eşitsizliği ve adaletsiz yerel siyasi sistem protesto edildi.
‘Almanya’da 50 Kentte’
Sadece Almanya’da 50′den fazla kentte protesto gösterileri düzenlendi. En büyük gösteri, finans merkezi Frankfurt’ta yapıldı. Avrupa Merkez Bankası binası önündeki gösteriye 5 bin kişi katıldı. Buradaki gösteriyi küreselleşme karşıtı Attac örgütü ile ‘Frankfurt’u işgal et’ hareketi organize etti. Gösteriye katılanlar, bankalara öfkelerini, ‘Hayatımız hakkında spekülasyonlar yapıyorsunuz’, ‘Geleceğimiz üzerine kumar oynuyorsunuz’ yazılı pankartlar taşıdı. Bir başka büyük gösteri ise başkent Berlin’de yapıldı. Binden fazla kişi Alexander Meydanı’nda toplandı. Gösterilerin yapıldığı diğer büyük kentlerse Köln, Münih, Hamburg, Hannoved, Leipzig ve Stuttgart oldu. Sol Parti lideri Klaus Ernst, ‘Yeni bir demokrasi hareketinin doğuşuna tanık oluyoruz’ derken, Yeşiller Partisi eş
Başkanı Cem Özdemir, bankalardaki üst düzey yöneticilerin maaşlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Özdemir, ‘Bankalar vergilerle kurtarılıyorsa, o zaman yönetim kurulu üyelerine ve diğer çalışanlara maaş üst sınırı getirilmelidir’ ifadesini kullandı.
İtalya’nın ‘Öfkelileri’
“Öfkeliler” (Indignados) hareketi, ekonomik kriz sonucu artan işsizlik, borç oranı ve sonrasında tasarruf paketleriyle gelen kesintileri protesto etmek için Roma sokaklarını doldurdu. İspanya’nın başkenti Madrid’de yaz aylarında gerçekleşen gösterilerle adlarını duyuran “Öfkeliler” halk hareketinin (Indignados) İtalyan versiyonu, hükümeti protesto etmek amacıyla
meydanlara indi. Başkentin en işlek meydanlarından olan Repubblica’da öğle saatlerinde toplanmaya başlayan göstericiler, daha sonra Cavour caddesinden ünlü Kolezyum’a doğru harekete geçti. Protestocuların hedefindeki İtalya Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi ise yaptığı kısa açıklamada, göstericilere hak verdiğini açıkladı.
Assange Dopingi
İngiltere’nin başkenti Londra’da, Menkul Kıymetler Borsası önünde yüzlerce kişi bankacılık sistemini ve hükümetin kesinti planlarını protesto etti. Başkentteki tarihi Aziz Paul’s Katedrali önünde öğle saatlerinde toplanan kalabalık ellerinde, “Kesintilere hayır”, “Her iş için mücadele”, “Gerçek yağmacılar bankacılar” yazılı pankartlar taşıdı. Kurduğu WikiLeaks sitesiyle Arap Baharı’na öncülük eden Julian Assange da sürpriz bir şekilde Londra’da eylem yapan destekçilerin yanında yer aldı, megafonla yaptığı konuşmayla da kalabalığı coşturdu.
Protestoların Kısa Geçmişi
Bu yıl Batılı ülkelerde tanık olunan eylemlerin başlangıcı, geçen ilkbahar aylarına uzanıyor. İspanya’nın başkenti Madrid’de, Puerto del Sol meydanında düzenlenen ilk protesto eylemine, toplumsal anlamda her kesimden insanlar katılmış ve mevcut siyasi partilerle ilişki kurulmamıştı.
15 Mayıs’ta düzenlendiği için “15M” hareketi diye anılan İspanya protestolarının arkasında, işsiz ve genç meslek sahiplerinin internet ortamında oluşturduğu “Gerçek Demokrasi… Şimdi” adlı grup vardı. Puerto del Sol’da haftalarca kamp kuruldu; zamanla hareket İspanya’nın tümüne yayıldı, yerel gruplar oluşturuldu.
İspanya’da ortaya çıkan “Indignados” (Öfkeliler) hareketi, tıpkı Tunus’ta başlayan “Arap Baharı” gibi ülkeden ülkeye yayıldı. İspanyolların kaygı ve protestolarıyla kendi sorunları arasında benzerlik gören tepkili gruplar, benzer kınama eylemlere giriştiler. Bu eylemlerin başını da, kamu alanlarının ve binalarının işgal edilmesi çekiyor.
Kriz Yayıldıkça Protestolar Da Yayıldı
Yunanistan, Fransa, İsrail, Belçika ve Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra “sınır tanımayan öfkeliler hareketi”, şimdi İngiltere’de de sesini duyuruyor. Bütün bu ülkelerdeki yakınmalar benzer nitelikli. Örneğin İspanya’daki protestocular sermaye hareketlerinin daha sıkı kontrol edilmesini, bankalara ve varlıklı bireylere daha fazla vergiler getirilmesini, kamu hizmetlerinin korunmasını istiyor.
Yunan protestocular ise hükümetin sorumlu olduğu ekonomik hataların faturasını ödemek istemediklerini söylüyor, kamu harcamalarındaki kesintileri kınıyor.
İsrail’de hayat pahalılığı, konut fiyatları ve sosyal adaletsizlik kınanıyor.
Belçika yalnızca Belçikalı değil, diğer Avrupa ülkelerinden de gelen protestocuların buluştuğu bir kavşak oldu.
Fransız protestocular da, 2010 yılında yayımladığı kitabında, sosyal adaletsizliğin ve piyasaların gücünün barışçı şekilde protesto edilmesini, yeniden özgün demokratik değerlere dönülmesini isteyen 93 yaşındaki Alman asıllı Fransız yazarı Stéphane Hessel’in çağrıları etrafında toplandı. Kimi Fransızlar Madrid’de başlayan gösterilere katılırken, çeşitli Fransız kentlerinde de protesto eylemleri düzenlendi.
Ajanslar